|
|
||||||||
| İlk sayı | 2.sayı | 3.sayı | 4.sayı | | ||||||||
|
=PANİK ATAK= PANİK ATAK NEDİR? Başta "Panik Bozukluk" olmak üzere, bir çok psikiyatrik bozuklukta görülebilen; aniden beklenmedik bir anda herhangi bir yerde ortaya çıkan yoğun kaygı-bunaltı, korku karışımı bir nöbettir. Bu nöbet kişiye öylesine yoğun bir korku ve rahatsızlık duygusu yaşatırki; kötü bir şey olacağı veya sonunun geldiğini, öleceğini hisseder. Bu korku fırtınasını yaşayan insan doğal olarak o ortamdan ve durumdan kaçma, uzaklaşma davranışı gösterir, bir an önce yardım alınabilecek bir sağlık kuruluşuna müracat edilir.....çoğu kerede hastane, doktor gördüğünde kişide rahatlama olur ve nöbet geçebilir... Panik atağı yaşayanların bazıları, o esnada; kalp krizi geçirdiklerini aklını kaçıracağını, felç geçireceğini, kontrolünü yitireceğini, düşüp bayılacağını hissederler. PANİK ATAK TÜRLERİ 1-Beklenmedik Ataklar: Nedensiz, birden ortaya çıkan nöbetler, Panik Bozuklukta bu tür ataklar vardır. 2-Duruma bağlı olanlar: Korkulan bir kedi, köpek veya başka bir nesneyle yada bir durum karşılığında ortaya çıkar. 3-Durumsal yatkınlık gösterilen panik ataklar: Genellikle destekleyici bir etken vardır, ama her zaman panik oluşmaz, örneğin araba kullanırken panik atak oluşmaktadır, bazen araba kullandıktan sonra atak geçirmektedir... Panik Atağın 13 bedensel bilişsel belirtisi vardır. Bunlardan 4 tanesinin olması nöbet için yeterlidir çoğunlukla 7-10 arası belirti yaşanmaktadır. Nöbet hızlı başlangıçlıdır, 10 dakikada zirveye çıkar. Bazen yarım-veya bir saat sürebilir. PANİK ATAKTA GÖRÜLEN BELİRTİLER: 1-Çarpıntı, kalp atışlarını duyumsama, kalbin yerinden fırlayacakmış gibi olması, göğüste basınç bazen sol kola yayılan ağrı ve uyuşmalar... 2-Terleme (Sıcak -Soğuk boşalımlar, bazen üşüme bazen alevlerin basması hissi) 3-Titreme-sarsılma-itilme hissi 4-Boğulma ve nefes alamama hali (Boğazda düğümlenme veya bir yumru, tıkanma hissi) 5-Soluğun kesilmesi (Derin nefes alma ihtiyacı havanın yetmemesi gibi hisler) 6-Göğüste daralma, sıkışma, ağrı duyumsama 7-Bunaltı, karında ağrı, şişkinlik ve gaz oluşması (Bazen mideden başlayıp boğaza doğru yayılan kalkışma rahatsızlık hali) 8-Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma hali 9-Derealizasyon (Gerçek dışılık duyguları panik yaşandığında olaylar bir sis perdesinin gerisinde algılanır, cisimler, küçülür her şey bulanıklaşır...yada depersonalizasyon (Benliğinden ayrılmış olma hali: sanki bedenle ruh birbirinden ayrılıyor ve kişinin kendisini hissedememe, algılayamama kendisine yabancılaşma durumu oluşur....) 10-Panik anında kontrolünü kaybedeceği yada çıldıracağı korkusu (Kendisine çocuklara, çevreye zarar verme korkusu) 11-O esnada "yaşamım buraya kadarmış" duygususu-ölüm korkusu 12-Ellerde, kollarda, bacaklarda, başta ve birçok yerde uyuşmalar, yanmalar, karıncalanmalar, diken ,diken olma halleri 13-Üşüme, ürperme ya da ateş basmaları MİTOLOJİDE PANİK: Mitolojide tek ölümlü tanrı Panzeus'un yolladığı uykuyu ve rüyaları getiren, ruhları yer altına, Hades'in ülkesine götüren, gezginlerin, tacirlerin ve hırsızların tanrısı, çobanların sürülerini koruyup onlara bereket veren, el hünerlerinin ve söz söyleme sanatının ustası Hermes'in nymphe penolope'den olan oğluydu. Doğduğunda bedeni kıllarla kaplı, alnının üstünde 2 tane boynuzu vardı. O zaman bile penisi ereksiyon halindeymiş. Bu gülünç görüntüsünden dolayı tanrılar ona PAN ismini vermiş. Elinde bir üzüm salkımı yada fülütü ile görülürmüş. Eski yunanda kırların çobanların tanrısıymış. Ormanda geçen insanların karşısına birden geçip onlarda korkma dehşet yaratan, kaba, çirkin ve ürkütücü cinsellik tanrısıdır. Yunan mitolojisinde panikle (panikos) paidon üretilmiş bir sözcüktür. Pan'ın çığlığı çok korkunçmuş, bunu işiten hayvanlar çılgına döner, kurtlar, kuşlar saklanacak delik ararlarmış. Sakin otlayan kuzuların, koyunların can havliyle kendilerini uçurumlara attığı olurmuş. Pan'ın doğada başkalarının görmediği, duymadığı şeyleri algıladığı ve acıyla bağırdığınada inanırlardı. Belkide Pan, yitirdiği aşkların, ulaşamadığı sevgilerin acısıyla zaman zaman bağırıyordu. Belkide tanrılar arasında ilk ölenin kendisi olacağını bildiğinden, o denli sevdiği doğadan ayrılmanın acısıyla bağırıyordu. AGORAFOBİ VE PANİĞİN TARİHÇESİ: 1421'de Robert Burton, anksiyete ataklarına eşlik eden somatik (bedensel) duyumlardan ve agora fobik kaçınma davranışından söz etmiştir. 1971'de Da Costa "irritabl kalp" sendromunu tanımlamıştır, 1905'de Usler göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı ve sinirlikten yakınan hastaları tanımlamak için "kalp nevrozu" terimini kullanmıştır. Freud, 1894'de Heckrer'in çalışmalarını yorumlamış ve bugünkü panik atağın karşılığı olabilecek "Anksiyete Nevrozu" kavramını ortaya atmıştır. Bu hastalığın Nevrasteniden ayrı bir özellikte olduğunu iddia etmiştir. Freud'un Anksiyete Nevrozundaki belirtilerden dokuzu panik atakta olan belirtilerdir. 1919'da Lewis 1.Dünya şavaşına katılan askerlerde görülen belirtileri "asker kalbi" olarak tanımlamıştır.Kadınlarda görülen tabloya ise "efor sendromu" demiştir. 1972 de aynı tabloya "nürosirkülatuvar asteni" adı verilmiştir. 1980'de Amerikan Psikiyatri Birliği Panik Bozukluğu ayrı bir antite olarak DSM-III kitabına koymuştur. PANİK BOZUKLUK TOPLUMDA NE ORANDA YAYGINDIR? Panik bozukluk-kadınlarda erkeklere göre 2-3 kat daha sık görülür. Panik bozuklu tanılı hastaların %75-80'i kadındır. Aile çalışmalarında; eğitim, etnik yapı, sosyal durumla bağlantı bulunmamıştır. Yaşam boyu yaygınlığı değişik çatışmalarda %1,5-3,5 arasında saptanmıştır. Bu oran gittikçe artmaktadır. Değişik hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkan panik ataklar ve "sınırlı belirtili atakların" ise %15-20 arasında olduğu bildirilmektedir. Dolayısıyla gerek panik bozukluğuna bağlı gerekse diğer pisikolojik, biyolojik nedenlere bağlı panik atakların her yüz kişiden 20-25 inde görüldüğü anlaşılmaktadır. Bu oran her 4 kişiden 1'inin panik ataklı olduğu anlamına gelmektedir. Paniğin bu kadar popüler olması bu yaygınlığı ve korkutucu belirtileri olsa gerek... Panik hastalarının çoğunluğu psikiyatri dışı hekimlere başvurmaktadır. Görülen belirtiler otonomik ve fiziksel belirtiler olduğunda kalp hastalığı görünümü verebilmektedir. İlk başvurular bu yüzden dahili branşlar olmaktadır. Stein, 1994, Chignon 1993'de yaptıkları bir araştırmada panik bozukluklu hastaların % 35'nin sık sık nefes alma, % 20-30'unda kalp damarlarının normal çıktığı, anjiosu normal bulunan hastaların % 35-45'inin ayrıntılı muayenesinde panik bozukluğu olduğu saptanmıştır. (Mukerji, katun) bu yanlış anlayış ve yöntemin ABD'ye yıllık maliyetinin 33 milyon dolar olduğu iddia edilmektedir.
PANİK BOZUKLUKTA SOSYAL-DEMOGRAFİK ÖZELLİKLER: -Panik Bozukluğu her yaşta başlayabilir. -En sık 20-30 yaş arasında başlar, yaş ilerledikçe başlama oranı düşer. -Etnik, kültürel farklılıklar çok önemli bulunmamıştır. -Şehir yaşamında, kırsal bölgelere göre daha sık görülmektedir. -Ekonomik durumla bağlantısı bulunamamıştır. -Eğitim düzeyiyle panik bozukluğu arasında direkt bir ilişki saptanmamıştır. -Evli insanlarda, dul yada boşanmış insanlara göre daha az görülmektedir, (bir çalışmada boşanmış yada dullarda 5 kat daha fazladır.)
PANİK ATAK VE PANİK BOZUKLUĞUNUN TESHİŞ KRİTERLERİ NELERDİR? PANİK ATAK TEŞHİS ÖLÇÜTLERİ (DSM_IV'e göre panik atağı tanı ölçütleri) Not: Panik atağı kodlanabilir bir bozukluk değildir. Aşağıdaki semptomlardan dördünün (ya da daha fazlasının) birden başladığı ve on dakika içinde en yüksek düzeyine ulaştığı, ayrı bir yoğun korku ya da rahatsızlık duyma döneminin olması: 1-Çarpıntı, kalp atımlarının duyumsama ya da kalp hızında artma olması 2-Terleme 3-Titreme ya da sarsılma 4-Nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma duyumları 5-Soluğun kesilmesi 6-Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi 7-Bulantı ya da karın ağrısı 8-Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma 9-Derealizasyon (gerçekdışılık duyguları) ya da depersonalizasyon (benliğinden ayrılmış olma) 10-Kontrolunu kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu 11-Ölüm korkusu 12-Paresteziler (uyuşma ya da karıncalanma duyumları) 13-Üşüme; ürperme; ya da ateş basmaları. DSM-IV (Psikiyatrik hastalıkları sınıflandırma kitabı)'e göre "AGORAFOBİ OLMADAN PANİK BOZUKLUĞU" TANI ÖLÇÜTLERİ A-Aşağıdakilerden hem(1), hem de (2) vardır: 1-Yineleyen beklenmedik Panik Atakları 2-Atakların en az birinin, 1 ay süreyle (ya da daha uzun bir süre) aşağıdakilerden biri (ya da daha fazlası) izler: (a)başka atakların da olacağına ilişkin sürekli bir kaygı (b)atağın yolaçabilecekleri ya da sonuçlarıyla (örn. kontrollunu kaybetme, kalp krizi geçirme, "çıldırma") ilgili olarak üzüntü duyma (c)ataklarla ilişkili olarak belirgin bir davranış değişikliği gösterme B-Agorafobinin olması C-Panik atakları bir maddenin (örn. kötüye kullanılabilen bir ilaç, tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi bir durumun (örn. hipertiroidizm) doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir. D-Panik Atakları, Sosyal Fobi (örn.korkulan toplumsal durumlarla karşılaşma üzerine ortaya çıkan). Özgül Fobi (örn. özgül bir fobik durumla karşılaşma), Obsesif-Kompulsif Bozukluk (örn.buluşma üzerine obsesyonu olan birinin kir ve pslikle karşılaşması), Posttravmatik Stres bozukluğu (örn. ağır bir stres etkenine eşlik eden uyaranlara tepki tepki olarak) ya da ayrılma Anksiyetesi Bozukluğu (örn. evden ya da yakın akrabalardan uzak kalmaya tepki olarak) gibi başka bir mental bozuklukla daha iyi açıklanamaz.
|
| AnaSayfa | Etkinlikler | Güncel | Üyelerimiz | Projeler | Linkler | |
| ilk sayı | 2.sayı | 3.sayı | 4.sayı | |